BİNDİĞİMİZ FUTBOL DALINI KESİYORUZ

Benim aklımın erdiği 50 yıldır hakem konuşulan bir ülkede hakem camiasının sağlıklı ve güçlü kalması mümkün değil. Futbolun fabrika haline gelmesiyle, FIFA da UEFA da sonuca etki eden hakem hatalarını azaltabilmek için deneme üzerine deneme yapıyor.

07.Ekim.2020
BİNDİĞİMİZ FUTBOL DALINI KESİYORUZ

ÇÖZÜMSÜZ DERT OLUR MU?

Yıl 1972... Demek ki 9 yaşındayım...
Rahmetli babam o zamanlar 2. Lig'de oynayan Kütahyaspor'un başkanı.
Evdeyiz; insanlar salonumuzda oturmuş futbol konuşuyorlar. O gruptan çocuk aklıma kazanan tek isim var, kaptan Levent.
Bir de 'hakem' diyorlar sürekli...
Hakem aşağı, hakem yukarı.
Aklıma takılı kalıyor o günlerden.

Yıl 1985... Gazeteciyim, yaşım 22...
Adapazarı'nda Sakarya Gazetesi'nin Spor Müdürü oldum. Maç sonrası yazarlarımızın yazılarını redakte ediyorum. Kaybettiğimiz maçların sonrasında er yazıda mutlaka bir 'hakem' paragrafı oluyor.
Hakemler hala başrolde. Sadece Adapazarı'nda değil, Türkiye'nin her tarafında...

Yıl 1995... Yaşım 32 ve İstanbul'da Kanal 6'dayım.
Spor programlarının özel televizyonlarda yüksek reytingler aldığı zamanlar. Hakemler hala futbolumuzun yumuşak karnı. Kaybeden takımın yönetcisi, teknik adamı ağızlarından "Hakemi" çıkartıyor büyük harflerle... 

Yıl 2020... 57 yaşımı sürüyorum...
Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu "Bugün o gündür" diyerek soluğu futbol federasyonunda alıyor.
"Hakem" diyor, "MHK" diyor...

Sizin anlayacağınız, kendi adıma yaklaşık 50 yıldır 'hakem' dinliyorum, mecburen 'Hakem' yazıp 'Hakem' konuşuyorum. En azından üslubunca.

Sonra düşünüyorum.
Arkadaş 50 yıldır biz bu meseleyi neden çözemedik?
Siz de düşünün diye yazıyorum.
Biz bu 'hakem' meselesini niye çözemedik?

HAKEM CAMİASI
FAZLASIYLA
YIPRANDI

Benim aklımın erdiği 50 yıldır hakem konuşulan bir ülkede, hakem camiasının sağlıklı ve güçlü olabilmesi mümkün değil.
Futbolun fabrika haline gelmesiyle, FIFA da UEFA da sonuca etki eden hakem hatalarını azaltabilmek için deneme üzerine deneme yapıyor.
Yardımcı hakemlerin sorumluluğu artırıldı, olmadı...
Kale arkasına hakem koydular ı - ıh, düzelmedi...
Şimdi VAR geldi ama ondan da hayır yok gibi.
Avrupa'daki hakem hataları, kulüplerin mali yapısını etkiliyor.
Bizim hakem hataları, sosyal dengemizi bozuyor.
Çünkü orada 'insan hatası' bizim buralarda 'dizayn merkezi'...
Peki..
Var mı bir çözüm önerisi?
Yok...
Herkes şikayet ediyor.
Ben size çözüm yolunu anlatayım.

Öncelikli şart; güçlü bir futbol federasyonu yapısı. Bu olmazsa ötesi fasa fiso...

1- Teknik adam ve yöneticiler hakem hakkında yorum yapmayı bırakacaklar.
2- Merkez Hakem Kurulu, ahbap çavuş ilişkilerini temizleyecek, liyakat esas olacak.
3- MHK'nin, rapor ve hesap vereceği bir 'üst' komisyon oluşturulacak.

Eğer bu da olumlu sonuç vermezse, o zaman hakem yönetimi Kulüpler Birliği'ne bırakılacak. Patron onlar olursa, kedi kendilerini şikayet edemeyeceklerine göre.. Efendim? Birbirlerini mi yerler? Hımmm.
Hakemler üzerinden bindiğimiz dalı kesiyoruz, hoyratça.
Kurumları yıprattık...
Ya onaracağız pamuk ipliğini
ya da kopartacağız...

BAK SEN HELE ŞU
JURGEN KLOPP'A

Ne yapmış Jurgen Klopp?
Aston Villa karşısında 7-2 gibi farklı bir skorla bozguna uğramışsın.
Sahaya girip seni darmadağın eden futbolcuların ellerini tek tek sıkıp, teknik direktöre sarılıyorsun.
Ayarlarımızla oynuyor Jurgen Klopp,
daha ne yapsın?

BELHANDA
MESELESİ

Bazı futbolcular var, 'saman alevi' gibi...
Öyle bir parlıyor ki göz kamaştırıyor.
Sonra ara ki bulasın!
Younes Belhanda tam da öyle bir futbolcu işte...
Sezona şahane başladı, pırıl pırıl parladı sonra yine ortalıktan kayboldu.
Yönetimler ve teknik direktörler bu tercihlerini yönetebilmek için stratejiler geliştirmeli.
Mesela Gomis'ten vazgeçme kararlılığı O'nun için de geçerli olmalı.
Uzun süredir aynı terane, atsan atılmıyor, satsan satılmıyor.
Yüksek maaşıya Galatasaray'a ekstra yük bindiriyor.
Her sene benzer filmi izletiyor.

AYNI
GEMİ

Bu sezona kadar, şampiyonluk için yapılan yatırımın karşılığı Şampiyonlar Ligi'nden alınıyordu.
Şimdi başka bir dönem başlıyor.
Ülke puanımız ne yazık ki artık doğrudan katılıma yetmiyor. Bundan böyle Avrupa gelirlerine ulaşabilmek için elemelerden geçmek gerekecek.
Mali risk büyüdü.
Ayrıca; sponsor gelirleri düştü
tribünde seyirci de yok.
Yayın geliri en büyük kaynağın.
Ve fakaaaatttt...
Böyle kısır futbol ve skor, ekran başındaki seyirciyi de kaçırıyor.
Bindiğimiz dalları kesiyoruz.
“Aynı gemide olmak” daha güzel anlatılamazdı.