BİR DEVRE YETERLİ OLDU

12.Eylül.2020
  • Galatasaray kağıt üzerinde 4-2-3-1 gibi dizilmiş olsa da maçta 4-1-4-1 formasyonunda da oynadı. Taylan Antalyalı stoperlerin önünde oynarken, Arda sol kanada daha yakın, Emre Kılınç da merkeze daha yakın bir görüntü çizdi genel olarak.
  • Geçen seneye oranla cidden çok daha hareketli bir görüntü sergiliyor Galatasaray, daha tempolu ve önde pres yapan bir stile bürünmüş takım. Daha fazla kontratak yapma isteği var Galatasaray’da; geçen seneki yavaş, kısa ve net yerden paslar ile set hücumu yapan Galatasaray yerine topu en çabuk şekilde kapmaya çalışan ve aynı hızda kaleye giden bir takım görüntüsü çizdi. Set hücumu oynarken ise geçen seneki statik ve pas verdikten sonra hareketlenmeyen oyuncular Gaziantep’e karşı pas verir vermez boş alana koşuyorlar ve rakip takım oyuncuların markajlarından kurtulabiliyorlar.
    • Hücuma çıkarken daha fazla risk alıyor Galatasaray, hem Omar hem de Saracchi atağa katılıyor ve birden 4-5 oyuncu ile birden adeta Gaziantep’e “saldırıyor”. Bu kadar oyuncuyla hızlı atağa çıkınca önde rahat da pres yapabilir takım. Ama birinci bölgede sadece stoper tandemindeki isimler Luyindama ve Marcao ile defansın önünde oynayan Taylan kalıyor ve mesela maçın başındaki gibi Gaziantep kontrataklarını çok az oyuncuyla savunuyor.
  • Omar cidden çok çalışkan, hem savunma anlamında hem de hücum anlamında Galatasaray için ne kadar değerli olacağını daha ilk maçından gösterdi. Sürekli çabalıyor, zinde görüntüsüyle onun kanadına atılan pasları kesmeye çalışıyor ve hücumda da fazlasıyla hareketli.
  • Fatih Terim geçen sezon biraz yanında beklettiği Taylan Antalyalı’ya gerçekten orta sahadaki en kritik rolü vermiş bu maç özelinde: Gerektiğinde stoperlerin arasına girip birinci bölgede pasör rolünde oyun kuruyor, gerektiğinde orta sahada topları kesiyor ve kontratakları başlatıyor. Galatasaray’ın attığı ikinci golde de Taylan orta sahada araya girdi ve hızlı hücumda Falcao ve Emre ikilisi klaslarını konuşturdu. Taylan’ın yaptığı pres, verdiği basit ama doğru paslar orta sahada işlerin yolunda gitmesini sağladı. Manchester City oyuncusu Fernandinho gibi oynadı adeta.
  • Feghouli normalden daha fazla savunmaya yardıma geldi, Belhanda da o alışılagelmiş laubali oyun stilinden uzaklaşmış gözüktü. İlk yarıda topları kaptı, çalımlarını attı yani takıma iyi bir katkı sağladı. Ama onun dışında kilit pas atma ve takımı hücumda yönlendirme konusunda hala başarısız.
  • Falcao statik bir forvet rolünden ziyade, düzenli olarak kanatlara açılan ve kendisini bir pas istasyonu olarak gösteren bir rolde. Emre’nin attığı golde de asisti yapan isim Kolombiyalı golcü oldu. O hareketliliği de Gaziantep savunma hattına daha ilk dakikadan itibaren büyük zorluklar çıkardı ve o da üçüncü golde adeta bomboştu.
    • Bu noktada genel olarak Gaziantep’in savunma hattı hakkında konuşmak gerek: 5-3-2 gibi bir dizilişle çıkan deplasman takımı, hücumda çok kötü gözükmese de o 5 savunma oyuncusu sahada adeta hayalet gibilerdi. Kaleci Günay olmasa ilk yarım saatte Galatasaray 4-0’ı yakalayabilirdi çok rahatça, ikinci yarıda da çok değerli kurtarışlara imza attı.
  • Arda fazla ön planda değildi, ama istekli görüntüsü ve özellikle düzenli olarak yaptığı pres olumluydu. Yine de maç ritmini bulması gerek, ayrıca Gaziantep’e karşı pek göze batmasa da ligin daha güçlü takımlarına karşı ciddi bir dezavantaj olabilir, ilerleyen haftaları görmek gerek.
  • Luyindama ise pimi çekilmiş, patlamayı bekleyen bir bomba gibiydi ilk yarıda. Hala hazır olmadığı aşikar, kontrolsüz top kapma aksiyonları çoğunlukla faulle sonuçlandı ve bu sebeple de sarı kartı gördü. Sakatlıktan tam çıkamamış gibi, Marcao’nun yanında belli bir süre daha Donk oynamalı diye düşünüyorum. Fatih Terim de bu durumu görerek 65. Dakikada Luyindama-Donk değişikliğini yaptı. Ama ilk yarıda yaptığı, uçarak kafa vuruşu yaptıktan sonra attığı taklayı da belirtmeden edemeyeceğim, atletik yapısından bir şey kaybetmemiş Kongolu stoper.
  • İkinci yarıda takım halinde yorgunluk belirtileri göstermeye başlayan Galatasaray’da yedek kaleci Okan’ın performansından memnun olunmadığı için transfer edilen kaleci Fatih, 53. Dakikada kalesinde gördüğü golde büyük bir hataya imza attı: Andre’nin çıkardığı sert şutu normalde bir kalecinin en azından çift yumrukla uzaklaştırması veya dışarıya doğru bir şekilde çelmesi beklenir, ama Fatih’in bu hamleyi yapamaması sebebiyle Galatasaray kalesinde golü gördü.
  • Gol dışında pek fazla aksiyon olmadı ikinci yarıda, yalnızca ilk yarıdaki ciddi tempolu oyundan sonra yorulan Galatasaray kendi yarı sahasında daha fazla tehlike yaşadı. Emre sakatlanıp oyundan çıktı, pek ciddi gözükmese de olası uzun süreli sakatlığı Galatasaray adına büyük bir kayıp olur.

Peki bu maçtan Galatasaray özelinde ne tür çıkarımlarda bulunabiliriz?

 

Öncelikle Taylan’dan iyi bir ön libero olacağını gördük; özellikle savunma önünde iyi bir kesici ve başarılı bir oyun kurucu gibi oynadı. Bunun dışında Emre Kılınç kuşkusuz Galatasaray hücumuna hareketlilik getiren isim, onun ve Omar’ın sayesinde geçen seneden daha farklı bir görüntü sergiledi bu maçta. Bu da bize Galatasaray’ın en azından Anadolu takımlarına karşı ilk yarıda tüm hatlarıyla saldırıp işi erkenden bitirmeye çalışacağını gösterdi.

Yine de şunu belirtmek çok önemli:

Gaziantep çok kötü bir performans sergiledi ve savunmada tamamen dağıldılar. Yaptıkları hataların çoğu da takım halinde senkronize olamamaları ve adeta gelişigüzel, yani plansız oynamaları. Galatasaray da kadro kalitesi ve tempolu oyunuyla bu kilidi erkenden kırmayı başardı, ama daha zorlu ekiplere karşı bu kadar rahat oynama imkânı olmayabilir. Özellike hücumda beklerin de katılımıyla savunma hattı yalnızca 3 kişi kalınca (Taylan ve stoperler) hücumda nasıl kontratak yapmayı bilen bir takım bu boşlukları iyi değerlendirebilir ve bir anda Galatasaray gol ararken kalesinde beklenmedik gol veya goller görebilir. Bu konuda Fatih Terim’in nasıl refleksler göstereceğini ve ne tür değişikliklerde bulunacağını göreceğiz. Ne olursa olsun Galatasaray’ı uzun zamandır böyle tempolu ve üstün oynarken izlememiştik, iyi bir başlangıç yaptı sarı-kırmızılılar.