TAKTİKSEL KURGU

Ne kadar kurgularsak kurgulayalım, senaryo futbolcuların performansıyla yazılıyor

29.Eylül.2020
TAKTİKSEL KURGU


Kadrolarda 'Sürpriz' yoktu. Fenerbahçe'de Tolga Ciğerci yerini Ozan Tufan'a bırakmıştı ki; özellikle Milli takımdaki performansı düşünülürse, ilk haftadan itibaren böyle olması gerekiyordu.
Erol Bulut, ‘risk tercihiniSamatta’dan değil, Tisserand’dan yana kullanmıştı...
Galatasaray karşısında, ilk kez birlikte görev alacak stoper ikilisine formayı vermek bence Samatta’yı santrafora koymaktan daha büyük cesaret gerektiriyordu.
Oyun, Erol Bulut'un bu tercihini sorgulatmayacak şekilde ‘sıfır risk’ anlayışıyla başladı.
Böyle olunca Fenerbahçe'nin stoperleri oyun içinde birbirlerine ısındılar.
15 dakikalık bölümde Taylan Antalyalı’nın şutu dışında zerre heyecanlanmadık.
Neden?
1- Gol pozisyonu üretecek ve son vuruşu yapacak kim varsa sahada ‘yok’ hükmündeydiler.
2- Luis Gustavo, gösterişten uzak ama inanılmayacak kadar 'gerçek' futbol gösterisiyle, Belhanda'yı etkisiz hale getirdi. Galatasaray bir türlü organize üretkenlik sağlayamadı.

Derken maça ‘zorlama’ bir heyecan geldi. Fenerbahçe kanatları, Galatasaray göbeği ‘nispeten’ iyi kullanmaya başladı.
Özellikle Caner ve Thiam’ın getirdiği toplarda Fenerbahçeatacakmış’ havası verdi ama ‘son pas’ ve ‘vuruşta’ nefessiz kaldı.

Galatasaray, maç boyunca ceza sahasına girmekte zorlandı. Karşılaşmanın ilginç görüntülerinden birisi de buydu. Galatasaray, ceza sahası içinde topla buluşamıyordu ama, her iki yarıda Arda Turan’ın ‘net durumda’ birisi kafayla iki şutu bir yana, Linnes ve Emre Kılınç’ın köşeye giden toplarını Fenerbahçe'nin genç kalecisi Altay Bayındır ‘Süpermen' gibi çıkardı. (İlk yarıda da Taylan Antalyalı'nın şutu vardı)

Kazanmak ve oyunun biz ‘izleyenler’ açısından cazip hâle gelmesi için Galatasaray bireysel zenginliğini artırmalı, Fenerbahçe de Samatta’yı oyuna almalıydı...
Erol Bulut maç sonrası golün bir futbolcu üzerinden değil takım üzerinden atıldığına dikkat çekti.

Hocayla farklı düşünüyoruz bu konuda... Şöyle ki; Fenerbahçe takım olarak zaten 'önceki maçlarına oranla' daha zengin bir hücum anlayışına sahipti. Bu maçta Samatta'nın başlangıç gol ayağı olarak düşünülmesinin bu zenginliğe katkıda bulunacağını öngörüyordum.

Bekledi, teknik adamlar.

Oysa, Fenerbahçe ceza sahasına yaklaştığı dakikalarda kilidi Samatta’yla açabilir, Galatasaray oyunda eksilmeye başlamışken Ryan Babel, Etebo hatta Diagne’yi düşünebilirdi. (Bunu 60'larda yazdım. Nitekim 10 dakika sonra Fatih Terim bu 3 ismi de oyuna attı)

Doğrusu, maçın akışında değişiklik açısından ‘olmalı’ dediğimiz ne varsa oldu ama oyunda gözle görülür bir değişiklik yoktu…

Neden?

Çünkü ne kadar kurgularsak kurgulayalım senaryo futbolcuların performansıyla yazılıyor...