UHULETLE VE SUHULETLE

11.Eylül.2020

80’lerin televizyon dizisi Kartallar Yüksek Uçar’da Sadri Alışık’ın dilinden düşmeyen bir replik vardır: Uhuletle ve Suhuletle. Meali sessizce ve sakince demek.

Süper Lig 2020-21 sezonu da bu akşam oynanan Fenerbahçe-Çaykur Rizespor maçıyla açılışı aynen böyle yaptı. Uhuletle ve suhuletle bir futbolla.

Biz izleyicilerin gönlü her zaman fırtına gibi bir başlangıçtan yanadır elbette fakat Süper Lig’in raconu(!) böyledir. Takımlar ilk haftaları hazırlık maçı edasında geçer, “oyunun oturması” meselesi fikstürün ilerleyen dönemlerine kalır. Bundan birkaç hafta sonra sahadaki futbolla ilgili görüşlerimizin değişme ihtimalinin  yüksek olması da bundandır.

İki takımın da kalesinde heyecanımızı kaşıyan çeşitli pozisyonlar görsek, penaltılar ve hatta üç de gol olmuş olsa dahi futbol anlamında çok şey vadetmeyen bir karşılaşma oldu Çaykur Rizespor-Fenerbahçe mücadelesi. Her şeye rağmen maç sonu skor tabelasında 2-1'i gördüren takımların bilinçsiz savunma heyecanı sağ olsun.

Fenerbahçe tarafı geriden oyunu stoperler arasından kurmaya ve ileri çıktığında beklerinin, ağırlıklı olarak Caner’in ortalarıyla hücum oyuncularını topla buluşturmaya yönelik bir plandayken; Rizespor cephesi de yine ortalarla ve bilhassa rakip savunma arkasına kaçırdığı oyuncularla skora gitmeye çabaladı.

Gerek Fenerbahçe’nin merkez ve hücum hattındaki bağlantı oyununu verimli şekilde oynayamaması gerek Rize tarafının rakip ceza sahasına etkili ortalardan ziyade rastgele toplar göndermesi bu tablonun en etkili mimarları. Bu yönde 59’da Skoda’dan gelen ilk golde Serdar’ın maç başından beri geride kalışlarının da payı olduğunu söylemek gerek.

Erol Bulut’un ilk resmi maç sınavına dair bir parantez açayım. Benim anlam veremediğimi söyleyeceğim iki durum var.

Birincisi maç başında stoperlerden gelen topu çıkarma görevini Tolga’ya vermesi ki takım epey bir zorlanınca sonrasında bu işi Gustavo’ya yükledi.

İkincisi kazandıkları ilk penaltıyı Caner’e kullandırtması. Bu konuda sol ayaklı oyunculardan hep korkmuşumdur. Bunun dışında Bulut dönemine dair bir şeyler söylemek için şimdilik çok erken...

Bu oyunda izleyicisysen ilk önce aksiyon, sahadaysan skor tabelası mutlu ediyor insanı. Çaykur Rizespor da kötü denebilecek bir zeminde, Gökhan Akkan’ın etkili performansının tek başına yeterli olmadığı bir açılış gecesinden herkese selamlar. Ne olursa olsun ailenin serseri çocuğu geri döndüğü için mutluyum. Güzel bir hafta bizi bekliyor olsun.