Yahu nedir bu scouting?

31.Ağustos.2020

“Sukuting, squating, scouting mi?”,
“Maçı biz de izliyoruz kardeşim, ben de gözlemciyim o zaman !” 
“Gerçekten bedavaya maçları beleşe mi izliyorsunuz?”
Kendini scout olarak tanıttığın zaman bu tür söylemlere maruz kalmak işten bile değil. Bizzat bu cümleleri duymuş birisi olarak sizlerin merak ettiği soruları veya scouting, yani ‘gözlemcilik’ hakkında bilinmeyenleri anlatmaya çalışacağım bu yazımda.

“Sen kimsin de gözlemciliği anlatıyorsun?” diye soracaklar olursa da çok kısa kendimi tanıtayım ve tecrübelerimi paylaşayım: Adım Ali Can Kutlu ve yaklaşık 5 senedir aktif olarak gözlemcilik yapıyorum. İstanbul’da ilk ve ortaokul eğitimimi aldıktan sonra lise eğitimim için Almanya’nın Stuttgart şehrine taşındım ve orada spor öğretmenimin yönlendirmesiyle 18 yaşında UEFA Grassroots Teknik Direktörlük diplomasını aldım. 
Çok kısa teknik direktörlük tecrübelerinden sonra futbol gözlemciliğine yöneldim ve PFSA organizasyonundan aldığım kurslarla gözlemci sertifikalarımı aldım. 
En büyük scouting tecrübem ise 2016 yılında tek Türk gözlemci olarak UEFA U-19 Avrupa Şampiyonası’nı yerinde takip etmem oldu. 
Bu tecrübelerim sayesinde başta çok değerli Sabri Ugan’ın destekleriyle sıkça televizyon ve radyoda futbol hakkında yorumlar yapıyorum. Bu vesileyle de ben de düzenli olarak Sabri Abi’nin sitesinde yazılarımla sizlerle olacağımı da belirteyim. Neyse, lafı fazla uzatmadan başlayalım…
Not: Futbol scoutluğu tecrübem sebebiyle bu yazıda verilen örnekler futboldan olacaktır, ayrıca yazılanlar şahsi görüşlerimdir.
 
1. Scouting sadece maç izlemek değil

Scoutların en çok maruz kaldığı söylemlerin başında “sadece maç izleme” tezi başı çekiyor istisnasız. 

Televizyonda ya da internet ortamında özetini veya tüm bir spor müsabakasını canlı izleyip, belirli oyuncuların gösterdiği olumlu veya olumsuz performansı tespit etmek gözlemciliğin sadece küçük bir parçası. Futbolda sadece en çok gol atanı iyi oyuncu olarak belirlemek veya basketbolda en çok istatistik yapanı başarılı görmek scouting ile eşdeğer olmuyor ne yazık ki.
İzlediğiniz spor mücadelesinde oyuncuların toplu oyunda yaptıklarının yanı sıra topsuz oyunda da sergiledikleri performans çok önemli. Teknik direktör ya da koçun verdiği talimatları, taktiksel düzeni ve dizilişleri de hesaba katmak gerek gözlemcilik yaparken. Ancak o zaman bir oyuncunun gösterdiği performansı en isabetli şekilde yorumlayabilirsiniz. Bu tür örnekler scouting’in ne kadar komplike olduğunu gösterebilecek yüzlerce noktalardan sadece birkaçı.
 
2. Takım mı, yoksa oyuncu mu?

Benim görüşüme göre iki farklı gözlemcilik türü mevcut: Takım gözlemciliği ve oyuncu gözlemciliği. 

Takım gözlemciliğinin oyuncu gözlemciliğinden en büyük farkı taktiksel noktalara daha çok dikkat edilmesi; “Takımın başındaki isim genelde hangi dizilişler ile sahaya çıkıyor?” ya da “Hangi set oyunlarını en sık kullanıyorlar?”  gibi soruları cevaplamanız gerekir eğer takım gözlemciliği yapıyorsanız.  
Takımların hücumda ve savunmadaki spesifik model veya şablonları kullandığını tespit etmek bu tür gözlemciliğin en önemli noktalarından. Bu konu hakkında örnek vermek gerekirse bir teknik direktörün hücumda genelde kanatları kullandığını veya savunmada ofsayt taktiğini kullandığını belirtmek takım gözlemciliğine giren en basit noktalardan olabilir.
Oyuncu gözlemciliği ise bir oyuncunun taktiksel şablonlar çerçevesinde gösterdiği performans ile bireysel yeteneklerinin bir kombinasyonunu yorumlamak denilebilir. Açıklamak gerekirse, gözlemlediğiniz oyuncunun teknik direktörünün verdiği görevleri ve talimatları maç içerisinde yaptığı aksiyonlardan belirlemek bu tür gözlemciliğin ilk adımı olacaktır. 
Tespit etmenin ardından bu görevde ne kadar başarılı olduğunu müsabaka sırasında takip etmek şart, ancak bu şekilde taktiksel anlamda oyuncunun taktiksel anlamda gösterdiği performansın seviyesi belirlenebilir. Bu noktaların yanı sıra fiziğini ve onu nasıl kullandığını, takımına hangi anlamda pozitif katkı verdiğini ve hangi yönlerde eksiklerinin olduğunu gözlemlemek oyuncu scouting’inde göz ardı edilemez diğer noktalar olacaktır.
 
3. Geçmiş futbol eğitimi şart değil, ama bir artı

Bir önceki maddede belirtilen noktaları takip etmek ve anlamak gerçekten kolay bir iş değil, özellikle futbolu veya basketbolu sadece seyirci olarak izliyorsanız bütün bu detayları fark edip analiz etmeniz meşakkatli bir iş olacaktır. 

Şayet bir takım sporunun taktiksel anlamdaki varyasyonlarını ve artı/eksiklerini kendinizi birçok maç izleyerek veya bu konu hakkında bir kitap okuyarak öğrenmeye fırsatınız olmadıysa geçmişinizde altyapı eğitimi almış olmanız kesinlikle bir artı olacaktır. 
Bunun dışında antrenörlük kurslarına gitmek veya üniversitede spor ile ilgili bir bölüm okumak da scoutlar için kesinlikle bir avantaj olacaktır. Lakin bu tür eğitimin zorunlu olmadığını tekrardan belirtmekte fayda var, bol bol maç izleyerek ve kendinizi geliştirerek de ikinci noktada belirtilen örnekleri bulmakta çok olumlu bir faktör olacaktır gözlemcilik konusunda.
 
4. Scoutlar da antrenman yapar

Eğitim almış olun ya da olmayın, her scoutun yaptığı en önemli şey kesinlikle antrenman yapmaktır. 

Peki gözlemciler nasıl antrenman yapar? Cevabı çok basit: Maç izlemek, çok maç izlemek.
Takım sporları her ne kadar çok basit bir konsept üzerine kurulmuş olsa da (oyun kurallarına uyarak müsabakayı kazanmaya çalışmak) bu hedefe ulaşmak için birçok yol var ve bu yolların taşlarını takımın başındaki isim oyuncularının yeteneklerine ve kendi taktiksel görüşlerine göre diziyor. 
Birçok farklı dizilişin birçok artı ve eksi yönü var, ayrıca her takımdaki oyuncuların da güçlü ve zayıf yönleri var. Bu farklılıklar sebebiyle takımlar ve oyuncalar farklı şekilde performans sergiliyor, ama bu farklılıkların artı ve eksi yönünü en iyi şekilde anlamak için gözlemcilerin birçok maç izlemesi gerekiyor. Ancak bu şekilde karşılaştırmalar yapılabilir ve en doğru takım/oyuncu analizi yazılabilir.
 
5. Ne olursa olsun not almalısın

Maç izlerken gözlemlediğin şeyleri not almak gözlemcilik için aşırı önemli bir nokta. Aynı ders çalışmak gibi düşün, bir bilgiyi öğrenmek için en efektif yöntemlerdendir okuduğun metinin özetini çıkarmak. Scoutlar da bir nevi oyuncunun, takımın ya da maçın özetini çıkarmak zorunda ve bu özeti çıkarmak için maç içerisinde not almak özetin kalitesini arttırma konusunda çok önemli. 

Örnek vermek gerekirse bir oyuncunun güçlü ayağını ve en belirgin üç güçlü ile zayıf yönünü yazmak uygun bir not alma modeli olabilir.
 
6. Evet, biz de Football Manager oynuyoruz

Çok mantıklı değil mi? Oyuncuyu izledin, beğendin ve “Keşke benim tuttuğum takımda olsaydı” dedin. 

Ya gerçek hayatta kulübe önereceksin, ya da en kısa ve basit yolu seçeceksin. Taktiğini ayarlayıp, oyuncuyu transfer de edip, takımı sahaya sürdükten sonra senin “evladının” ne kadar da başarılı olduğunu en azından sanal bir dünyada görmek bir scoutun en gururlandığı anlardan. 
Bir de maaş ve transfer bütçesini zora sokmayacak küçük liglerden, bilinmeyen bir cevher bulduktan sonra onun takımını taşıdığını görmek paha biçilemez.
 
7. Sayılar, daha çok sayılar

İstatistikler ve sayılar scoutların hem en yakın arkadaşları, hem de en büyük düşmanlarıdır. Takımların ve oyuncuların sergilediği performansı karşılaştırmanın en ideal yolu sayılara ve istatistiklere bakmaktır...

“Kim ne kadar hava topu kazanmış, 
maç başına kaleyi bulan kaç şutu var, 
ikinci bölgeden üçüncü bölgeye gönderdiği pasların yüzde kaçı yerden” gibi soruları ancak istatistikler ile cevaplaman mümkün. 
Tabii ki en son örnek tamamen benim abartmam, ama gerekirse bu bilgiyi baz alıp oyuncu analiz etmen gerekebilir kulüp için. Her ne kadar istatistikler oyuncuları karşılaştırmada scoutlara yardım etse de, sadece istatistikler baz alınarak analiz yapmak doğru olmaz. Bu sebeple maçı ve oyuncuyu gerçekten dikkatlice seyretmek şart, istatistikler scoutları yanıltmaya iten en büyük etken.
Mesela iyi pas yapan bir orta saha oyuncusu arayıp, %95 pas isabeti istatistiği olan bir oyuncu bulabilirsin... Maçı izlediğinde tek yaptığı şeyin stoperlerine pas verdiğini görürsen, sayıların seni kandırdığını görmüş olursun. 
Yüksek isabetle pas veriyor olabilir, lakin bu iyi pas verdiği anlamına gelmeyebilir. İstatistikler bu nedenden dolayı scoutların hem en yakın arkadaşı hem de en büyük düşmanı.
 
8. Doğru hamleler ile yerinde bedava maç izlemek mümkün

2016 U19 Avrupa Şampiyonası’nı biletlere bir kuruş harcamadan izledim, evet. 

Eğer resmen bir scout isen internetten bir form doldurup, kulübe veya federasyona başvurunu yapabilirsin. 
Şayet kabul edilirse en güzel stadyumun en güzel yerinden maçı para ödemeden izlemen mümkün. Tabii diğer scoutlar ile tanışıp fikir ve kartvizit değiş tokuşu yapmak da cabası.
 
9. Ülkemizde scoutluğun değeri fazla bilinmiyor

Bu konu hakkında tamamen yeni ve uzun bir yazı yazılabilir. Karışık ama aynı zamanda önemli bir problem, gözlemcilerin Türkiye futbolunda hak ettiği değerinin görülmediği. Ama bu yazıda tek belirtilmesi gereken nokta yöneticilerin önyargılarından kurtulup, gerçekten bu konuda bilgili olan scoutlara daha çok güvenmeleri gerektiği.

 
10. Son soru: Ben de scout olabilir miyim?

Sadece izlemek için spor müsabakaları izlemek yerine, detaylı bir şekilde ve sıkça bu müsabakaları analiz etmeyi seviyorsan ve bunu da gelecekteki mesleğin olarak görüyorsan, cevap: Elbette. 

Ama bu uzun bir süreç, hedefe tamamen odaklanıp kendini adaman şart. 
Tıpkı Audrey Hepburn’ün dediği gibi: “Hiç bir şey imkansız değildir. Sonuçta imkansızın içinde bile imkan bulunuyor.”