Ve İtalya'dan o da aramıza katıldı: Merhaba Ben Doruk

28.Ekim.2019
Ve İtalya'dan o da aramıza katıldı: Merhaba Ben Doruk

Merhaba Ben Doruk

Bundan yaklaşık bir-bir buçuk ay önceydi.

Babam bir internet sitesi açacağından ve oraya yazılar yazmamı istediğinden söz etmişti.

Köşemin adı “İtalya’dan mektuplar” olacaktı.

İçim hoş olmuş, bu yazılar için kıpır kıpırdım. Oysa kendimi aptal gibi hissettikten hemen sonra çöp kutusuna basket attığım özlem yazılarım dışında pek bir tecrübem yoktu.

Çabuk küsme özelliğime yenilip vazgeçişlerim çoktu yazılarımda. Bu sefer hiçbir şeye karışmayacağından ve yazdığımı olduğu gibi yayınlayacağını söylemişti babam.

Kısacası köşe sadece bana ait olacaktı. Fakat keyifsizliğim mi yoksa tembelliğim miydi bilinmez erteleyip durdum. Üstelik bu konuşmanın üzerinden beş-altı seyahatim geçmiş paylaşabileceklerim birikmişti. Bense Instagram hesabıma attığım birkaç çatı baca fotoğrafı dışında her şeyi kendimde saklamıştım.

Bu sabah “boş ver oğlum ben sildim senin köşeni, başkasına yazdıracağım” cümlesinden hemen sonra anladım neleri kaybettiğimi. Ah şu “kaybettikten sonra anlamak” dedikleri… Ne de çok yara verdin kabuğunu aşındırıp da kanattığım. 


İtalyan arkadaşlarımın şaşkın suratlar yarattığı: yalnız seyahatlerim, yemeklerim, kahvelerim artmıştı.

Bana eşlik edebileceklerin eksikliğinden değil de yalnızlığımın eşsiz huzurundandı sanırım. Çünkü gittiğimiz yerlerden, yediğimiz yemeklerden ve içtiğimiz kahvelerin tadından şikayet edecek insan topluluğundan oldukça sıkılmıştım. Babamın bana tanıdığı bu şansta kaç kişi olduğunu bilmediğim okurlarımla bazı anlarımı paylaşabilirdim. Üstelik çöp kutusuna da pek ihtiyacım yoktu; çünkü onlar beni yadırgamaz ve de suratlarını asmazlardı.

Eğer özrüm kabul olur da babam köşemi geri verirse beni yalnız bırakmayın n’olur.

Siz bırakmazsanız ben asla bırakmam sizleri. Yarım kalan şeylere olan öfkem galip gelir tembelliğimden.


Bazen günlük yazarım bazense seyahatlerden… Belki şehirler tanırız birlikte belki de hiç duyulmamış hikayeler yaratırız. Kimi zaman trende penceremizden geçen kartpostalları konuşuruz. Kimi zaman umursamazca kanat çırpan o martıdan. Genelde gidişlerden nadiren de dönüşlerden. Patron ne zamana derse o zamana yazıyorum yeniden…

İtalya’dan sevgilerimle

Doruk